En güzel doğasal aşınma görüntülerini ABD’de Büyük kanyonda, Sahrada görebilrsiniz. Doğanın milyonlarca yıllık oyunu marifetlerini sunar sizlere. Aşınma evrimin doğal bir sonucumu? Doğadaki aşınmalar hep gizliyi, hep geçmişi açığa çıkarır. Hiç ummadığınız bir anda, bu aşınmalar, milyonlarca yıl önce tanrılara kurban edilmiş çocuk iskeletlerini hunharca işlenmiş toplu katliamların şuçlarının izlerini ortaya çıkarırılar. Aşınmalar maskelenmiş herşeyi ortaya [...]
Mayıs, 2007 için Arşiv
Aşınmalar
Posted in Aklıma Gelenler on Mayıs 31, 2007 | » yorum bırak;
İşte Okiş ve Ben tam kaçamaktayız.
Köyüm Armutlu’da en güzel dostum Okan namı diğer Okiş’i hatırladım birden. Benim güzel dostum, belki insanların en yalın düşüneni. Okan benim kardeşim, çünkü o beni çok seviyor. Okan tıbbi litratürde Down Sendromu denilen bir sorunla karşı karşı karşıya kalmış. Kendisinin önemli sorunları ve güçlükleri var. Ancak bu sorunları sevgiyle aşmış. [...]
sevdam
Posted in Şiir on Mayıs 26, 2007 | » yorum bırak;
taş duvar, dipsiz kör kuyular
elvan damla gülüşlerine sığınıyorum.
sesim eriyor duvarlarda,
gözlerim karanlığı delsede güneş ışımıyor yine.
renksiz yeşil yosunlar umudum.
çaresizce düşmüş kollarım,
boşuna çabası beynimin,
kısır döngü tek düşündüğüm.
ilkelce göz kırpıyor duygular,
kayboluyor sonra alaylı
tek başına.
ve korkusuzum.
tek sevdam…
tarihin dönen çıkrığı
çekiyor onu
çekiyor..
yokluğa
Armutlu’da Kiraz Mevsimi
Posted in Armutlu on Mayıs 22, 2007 | » yorum bırak;
Kiraz meyvesi bildiğim en güzel meyvelerden biridir. Meyvesi bir yana, baharda çiçeklendiğinde ağaçların en güzeli olur. Doğduğum yer Armutlu ve çevresi bu meyveyi yetiştirmeye oldukça uygun toprak ve iklim koşullarına sahiptir. Kemelpaşa, Salihli, Bağyurdu ve diğer küçük dağ köylerinde önemli bir tarım ürünü olarak yerini almıştır. Çocukluğumda hatırlarım kiraz asıl Kemalpaşa ilçesinde yetişirdi. Mayıs’ın 2. [...]
gel otur yanıma,
oyun yok artık.
otur yanıma,
ürkek bakışlarını
bırak.
sen büyüdün.
ellerin minik değil,
paramparçadır.
gözlerin benimkine benzemez.
istersen,
çok istersen
bezden bir bebek yapalım.
oturup ör,
dingin saçlarını.
kalbini ne yapacağız?
ya kırılan kalbini,
batırdığımız
iğnelerle.
ya gözlerini
nasıl öpeceğiz
kanayan gözlerini.
yinede cesurmusun..
ya dudaklarını
ne yapacağız
konuşmayan,
ya bizi hiç duymayan
kulaklarını..
gel otur yanıma
oyun yok artık…
İstanbul 2007
Armutlu’da Düğün
Posted in Armutlu on Mayıs 14, 2007 | » yorum bırak;
Doğduğum yer Armutlu’da düğünler çok güzel olur. Hala dayanışma ve imecenin bu kadar doğal işlediğini gördüğünüzde şaşırırsınız. Kız evi ayrı oğlan evi ayrı misafirlerini ağırlar. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz gibi kız evinin yemeklerinin pişirildiği mekanı izliyorsunuz. Bu mekan benim ablamın kızı yani yeğenim Ayşe’nin düğününde mandalin ağaçlarının altında pişirilen düğün yemeği. Önde duran mangal ise eskiden evlerde [...]
gece
Posted in Şiir on Mayıs 14, 2007 | » yorum bırak;
gecenin suskun dinginliğinde
ağaçlarla danseden rüzgar,
hüzün dokuyor yüzüme,
çisem çisem kış yağmurları,
kimsesizliğimin yalnızlığı…
dur.
sende gitme,
geceden de sessiz,
ayak uçlarında,
beni
terketme..
Çorlu 1982
bencilce
Posted in Şiir on Mayıs 13, 2007 | » yorum bırak;
gönlünce ne yapmak isterdin bugün,
özlemlerin hangi doruğa ulaştı bencilce.
heveslerin düğümlenirken boğazında
gözlerin aç ve yangın mavisi
bir sıcak soba bir demli çayı
çok mu görüyorsun?
yırtık postallarda uyuşmuşsa ayakların
toprak kokan yaz yağmurlarında
yalınayak dolaşmayı
çok mu görüyorsun?
uzaklara dalmışsa gözlerin buğulu
savrulmayı sonbahar yapraklarınca sarı, sarı
hasretliğin sonu yollarda
uçmayı göçmen kuşlarca sürü, sürü
çok mu görüyorsun?
1985 Zeytinburnu
Doğduğum yer Armutlu’ya GEarht’den bakış
Posted in Armutlu on Mayıs 12, 2007 | » yorum bırak;
Doğduğum yer Armutlu’ya Google Earht’den bir baktım. Ne kadar güzel..
Kötü günde, iyi günde
Posted in Aklıma Gelenler on Mayıs 10, 2007 | » yorum bırak;
Ülkemizde futbolda ünlü bir tezahurat vardır “iyi günde de, kötü günde de sonuna kadar..lıyız (kendim Beşiktaş’lı olduğumdan Beşiktaşlıyız diye düzeltiyorum)” diye. İyi ve kötü önemli bir karşıtlık içerir, nasıl oluyorda ikisi beraber yaşanabiliyor? Yoksa burada savunma mekanizmaları istenç dışı çalışarak kurgu mu yaratıyor. Bir aldatmanın önüne kendimizce set mi çekiyoruz?
Takımıyla platonik bir aşka girmiş fanatik [...]


